عربي English עברית Deutsch Italiano 中文 Español Français Русский Indonesia Português Nederlands हिन्दी 日本の
Knowing Allah
  
  

   

3- bazıları da şu iddiada bulunmaktalar:

sizin dâvet etmiş olduğunuz sünnete tâbi olmak ve imamların muhalif sözlerini almamak; onların bütün sözlerini bırakmak ve içtihad ve görüşlerinden istifade etmemek mânasına gelmektedir.

 

 

bunlara diyorum ki: bu iddia doğrudan çok uzaktır. hatta bu iddia açıkça bâtıldır. nitekim biraz önceki sözleri-mizden bu açıkça görünmektedir. çünkü bu sözlerimizin hepsi bu iddiaların tersini söylemektedir. bizim dâvet ettiğimiz tek şey, mezhepleri birer din edinmemek ve onları kur’an ve sünnetin yerine ikame etmemektir.

 

 

anlaşmazlığa düşüldüğünde veya yeni meydana gelen olayların hükümlerini belirlemekte, günümüzde kendini fakih zannedenlerin yaptığı gibi, sadece mezheplere müracaat etmeyelim. halbuki onlar medeni hukuk’la ilgili hükümleri belirlemekte kitap ve sünnete müracaat etmeden mezheplerden yola çıkarak doğruyu-yanlışı öğrenmeye çalışmaktadırlar. bu husustaki metodları şudur: “İhtilaf rahmettir” hadisini ve ruhsatları, maslahatları ve kolay hükümleri almaktır.

 

 

süleyman et-teymî'nin şu sözü ne kadar güzeldir:

“her âlimin ruhsatını almaya kalkışırsan, şerrin hepsi sende toplanır.”

bunu İbn abdilberr (2/91-92) rivâyet etmiş, ardından şöyle demiştir:

 “bunda icma vardır, hakkında ihtilaf olduğunu bilmiyo-rum.”

bizim tenkid ettiğimiz şey, gördüğün gibi icmaya muva-fıktır.

onların görüşlerine müracaat edip, onlardan istifade etmek, ayrıca hakkında kitap ve sünnet nassının bulunmadığı ihtilaflı veya izaha ihtiyaç duyulan konularda bu görüşlerden yardım alıp, hakkı bulmaya çalışmak ise, inkar etmediğimiz bir durumdur. aksine bunu emrediyoruz ve buna teşvik ediyoruz. kitab ve sünnetle hidâyet bulma yolunu tutanlara faydalı olacağını umuyoruz.

 

 

allâme İbn abdilberr diyor ki (2/172):

“sevgili kardeşim asılları muhafaza edip onlarla ilgilenmeye özen göster. Şunu iyice bil ki, kur'an ve sünneti muhafaza etmekle meşgul olan, fukahanın sözlerine bakıp, bunları içtihadlarına yardımcı, tetkik yollarına anahtar, birçok mânaya yorumlanabilen kapalı ifadelere tefsir olarak gören, mutlaka bağlanılması gereken sünnetleri taklid edercesine imamlardan herhangi birini üzerinde hiç düşünmeksizin taklid etmeyen, âlimlerin meşgul olduğu sünnetleri ezber ve anlama işinden uzak kalmayan, araştırma ve anlamalarda onları takip eden, yaptıkları çalışmalardan dolayı onlara şükranlarını sunan, çoğunluğu oluşturan doğru görüşlerden dolayı da onları takdir eden, ancak kendilerini görmedikleri gibi onları da hatalardan uzak görmeyen kişi, selef-i salihîn yoluna tutunmuş, doğru yolu bulmuş ve rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine ve sahâbîlerin yoluna tâbi olmuştur.”

 

ancak kendini araştırmalardan uzak tutarak, söyledikleri-mizden yüz çeviren, sünnetlere muhalif davranan, kendi bakış açısıyla bunları değerlendirmeye çalışan hem kendi sapmış, hem de başkalarını saptırmıştır. bütün bunları bilmeden fetvaya kalkışan kişi ise, daha kör, yolca daha sapıktır:

İşte hak budur yoktur bunun gizliliği

türlü türlü yollardan artık uzak tut beni




                      Previous article                       Next article




Bookmark and Share


أضف تعليق

You need the following programs: الحجم : 2.26 ميجا الحجم : 19.8 ميجا