عربي English עברית Deutsch Italiano 中文 Español Français Русский Indonesia Português Nederlands हिन्दी 日本の
Knowing Allah
  
  

Under category
Creation date 2011-03-14 08:33:00
Hits 654
Bu sayfayı arkadaşınıza gönderin Print Download article Word format Share Compaign Bookmark and Share

   

 


yirmi yedinci oturum

büyük bedir savaşı

 
hicretin ikinci yılının ramazan ayında, büyük bedir savaşı oldu. bunun sebebi şudur: peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, kureyş’in Şam’dan dönmekte olan büyük bir kervanını vurmak için, üç yüz on üç sahabîsiyle birlikte yola çıktı. bukervanın başkanı olan ebû sufyân, son derece dikkatli ve ihtiyatlıydı. karşılaştığı herkese müslümanların hareketlerini soruyordu. sonunda onların medîne’den çıktıklarını ve bedir’in yakınında olduklarını öğrendi. sahil yolundan gitmek ve tehlikelerle dolu bedir yolunu bırakmak için, kervanın yönünü batıya çevirdi. sonra, mekkelilere mallarının tehlikede olduğunu, müslümanların da kervana saldırmaya hazırlandıklarını
bildirecek birisini gönderdi.
 
 
mekke halkı bunu duyunca, ebû sufyân’a yardım etmeye koştu. büyüklerden sadece ebû leheb geride kaldı. bazı kabileleri de yanlarına aldılar. kabilelerden sadece adiy oğulları geride kaldı .
 
.bu ordu cuhfe’ye varınca, ebû sufyân’ın kurtulduğunu ve onların mekke’ye dönmelerini istediğini öğrendiler
 
 
kureyşliler dönmeye karar verdiler. ancak ebû cehil, savaşmak için yürümeye devam edilmesini istedi. zuhre 
oğul ları döndü. onlar üç yüz kişiydiler. diğerleri yürümeye devam ettiler. onlar da bin kişiydiler. bedir’in dışında orayı kuşatan dağların gerisindeki geniş bir alanda konakladılar.
 
 
 rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ashâbıyla istişârede bulundu, onların savaşmakta kararlı ve allah için canlarını feda etmeye hazır olduklarını gördü. onlara şöyle dedi: “yürüyün! müjdeler olsun! yüce allah bana iki topluluktan (kervan veya savaş için gelenlerden) birini va’d etmişti. vallahi, şu anda ben düşmanların savaş alanında yıkılacakları yerleri görür gibiyim.”
 
 peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem geldi. bedir’de vadiye yakın bir yere indi. el-hubâb b. el-munzir ona, oradan kalkıp düşmana en yakın suyun yanında konaklamasını tavsiye etti. böylece müslümanlar kendilerine ait su havuzlarından içecekler, öbür su kuyularını boşaltacaklardı. düşman da susuz kalacaktı. peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem el-hubâb’ın tavsiyesiniyerine getirdi.
peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem cuma gecesini -bedir
gecesini- yani ramazanın on yedinci gecesini, ayakta namaz
kılarak, ağlayarak, allah’a dua ederek ve düşmanlarına karşı
kendisine yardım etmesini isteyerek geçirdi.
müsned’de, ali b. ebî tâlib’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir:
rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dışında hepimizin
uyuduğunu gördüm. o ise, sabaha kadar bir ağacın altında
namaz kılıp ağladı.
yine müsned’de ali radıyallâhu anh’ın şöyle dediği rivâyet
edilmektedir:
bedir gecesi, çisinti halinde yağan bir yağmura tutulduk.
yağmurda, ağaçların ve kalkanların altına saklandık. rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem ise geceyi rabbine dua ederek geçirdi.
duasında şöyle diyordu: “Şu bir avuç insanı helâk edersen,
artık sana ibâdet edilmez.” tan yeri ağarınca: “allah’ın kulları!
namaza!” diye seslendi. İnsanlar, ağaçların ve kalkanların altından
çıkıp onun yanına geldiler. rasûlullah sallallâhu aleyhi ve
sellem bize sabah namazını kıldırdı ve düşmanla savaşa teşvik
etti.
yüce allah peygamberine ve mü’minlere kendisinin
gönderdiği askerlerle yardım etti. nitekim bu konuda şöyle
buyurmuştur: “hani rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz.
o da: ben size ardarda bin melekle yardım ediyorum
diye cevap vermişti. allah bunu, sadece bir müjde olsun ve
onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. yoksa yardım ancak
allah katındandır. Şüphesiz allah, mutlak güç sahibidir,
hüküm ve hikmet sahibidir.”(175)
“siz son derece güçsüz iken allah size bedir’de yardım
etmişti.”(176) “savaşta onları siz öldürmediniz fakat allah onları
öldürdü. attığın zaman da sen atmadın fakat allah attı.”(177)
savaş, düelloyla başladı. hamza, Şeybe b. rabia’yı öldürdü.
ali b. ebî tâlib, el-velîd b. utbe’yi öldürdü. müşriklerden
utbe b. rabia, müslümanlardan ubeyde b. el-hâris yaralandı.
sonra çarpışma başladı ve şiddetlendi. allah, müslümanları,
önlerinde savaşan meleklerle destekledi ve onların
 
morallerini yükseltti. çok geçmeden müşrikler bozguna uğrayıp
geri döndüler. müslümanlar onların peşine düştüler,
kimilerini öldürdüler, kimilerini esir ettiler. müşriklerden
yetmiş kişi öldürüldü. öldürülenler arasında utbe, Şeybe, el-
velîd b. utbe, umeyye b. halef oğlu ali, hanzala b. ebî sufyân,
ebû cehil b. hişam vb. vardı.
müşriklerden yetmiş kişi esir edildi.
müslümanların güçlenmeleri artık medîne’de ve civarında
kendilerinden korkulan kimseler olması ve onların yüce
allah’a güvenenlerinin artması, az da olsalar, çok da olsalar,
allah’ın kâfirlere karşı mü’min kullarına yardım edeceğini
öğrenmeleri, bedir savaşının sonuçlarındandır. müslümanların
savaş becerisi kazanmaları, çarpışma, saldırma, düşmanı
ablukaya alma, güç vasıtalarından yoksun olmama ve
devamlı karşı durma konusunda yeni yöntemler öğrenmesi
de bu savaşın sonuçlarındandır.
 
ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
 
(175) enfal, 9–10.
(176) âl-i İmran, 123.
(177) enfal, 17.







Bookmark and Share


أضف تعليق

You need the following programs: الحجم : 2.26 ميجا الحجم : 19.8 ميجا