Yirmi Yedinci Oturum


yirmi sekizinci oturum
uhud savaşı
hicretin on üçüncü yılının şevvalinde uhud savaşı olmuştur.allah, bedir’de kureyş’in eşrafını öldürünce ve onlar
benzerini görmedikleri bir musibete uğrayınca, öç almakve kaybettikleri onurlarını yeniden kazanmak istediler. ebûsufyân, rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e ve müslümanlarakarşı tahrikte bulunmaya ve birlikler oluşturmaya başladı.kureyş’ten, müttefiklerden ve ehabiş’ten yaklaşık üç binkişi topladı. erkek savaşçılar, hanımlarını da getirdiler, böylecesavaştan kaçamayacaklar ve hanımlarını korumak içinsavaş alanından ayrılmayacaklardı. sonra ebû sufyân onlarımedîne’ye doğru harekete geçirdi ve gelip uhud dağının yakınında
konakladılar.
rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onların karşısına mı çıkalımyoksa medîne’de mi kalalım diye ashâbıyla istişaredebulundu. kendisi, medîne’den çıkılmaması ve orada savunmayapılması görüşündeydi. düşmanlar medîne’ye girecekolurlarsa, müslümanlar onlarla çatışmaya gireceklerdi. fakatbazı büyük sahabîler medîne’den çıkılıp öyle savaşılmasınıtavsiye ettiler. rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bin sahabîyleçıktı. bu, cuma günü olmuştu. medîne’yle uhud arasındayken,münafık abdullah b. ubey, askerlerin üçte biriyle geri
döndü. dönerken şöyle dedi: bana karşı çıkıp başkasını dinliyorsun.
rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yola devam etti ve uhudvadisine karargâh kurdu. arkasını uhud dağına dayadı. kendisiemir verinceye kadar savaşa başlamamalarını emretti.cumartesi günü, ellisi süvari, yedi yüz kişiyle savaş düzenialdı.
sayıları elli kişi olan okçuların başına abdullah b.cubeyr’i getirdi. ona ve arkadaşlarına, kuşların askerleri kaptıklarınıgörseler bile, yerlerinden ayrılmayıp ordunun gerisindekalmalarını emretti. ayrıca müşriklerin müslümanlaragerilerinden gelmemeleri için onları ok yağmuruna tutmalarınıemretti.
savaş başladı. zafer, günün başında, müslümanların lehine,kâfirlerin aleyhineydi. müşrikler bozguna uğramışlar,
geri dönmüşler, kadınlarının yanına varmışlardı. okçularonların bozguna uğradıklarını görünce, rasûlullah sallallâhualeyhi ve sellem’in ayrılmamalarını emrettiği yeri terk ettiler.onlar: arkadaşlar! haydi ganimete! dediler. komutanlarıonlara, rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in sözünü hatırlattı.dinlemediler, müşriklerin geri dönmelerinin imkânsız olduğunuzannettiler. ganimet toplamaya gittiler. oradaki geçitiboş bıraktılar. müşriklerin süvarileri tekrar hücum edip geçitinokçular tarafından boşaltıldığını gördüler. oradan geçip
sonuncuları gelinceye kadar oraya yerleştiler. müslümanlarıkuşattılar. allah bazılarına şehitliği nasip etti. sahabîler geridöndüler.müşrikler rasûlullah’a kadar ulaşıp yüzünü yaraladılar. sağ tarafındaki bir dişini kırdılar. başında yumurtakırdılar, taşa tuttular. fasık ebû amir’in müslümanlara tuzakolarak hazırladığı çukurlardan birine yan üstü düştü. ali elindentutup çıkardı. talha b. ubeydillah onu kucakladı. mus’abb. umeyr önünde öldürüldü. sancağı ali b. ebî tâlib’e verdi.miğferin iki halkası yüzüne battı. onları ebû ubeyde çıkardı.ebû saîd el-hudrî’nin babası mâlik b. sinan yanağından akankanı emdi. müşrikler ona yetiştiler ve allah’ın kendileriyleonun arasına girmemesini istiyorlardı. müslümanlardan onkişilik bir grup onun önüne durup hepsi öldürülünceye kadarkendilerini siper ettiler. sonra talha, onları rasûlullah’ın yanındanuzaklaştırıncaya kadar kahramanca çarpıştı. ebû ducânekendi sırtını rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e kalkanyaptı. oklar ona saplanıyor ama yerinden kımıldamıyordu. ogün katâde b. en-nu’man’ın gözü çıktı. katâde çıkan gözünürasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e getirdi. rasûlullah sallallâhualeyhi ve sellem eliyle gözü yerine koydu. o göz daha sağlam ve
daha güzel hale geldi.
Şeytan avazı çıktığı kadar: muhammed öldürüldü! diyebağırdı. bu, birçok müslümanı etkiledi ve çoğu kaçtı. hâlbukiallah ne takdir ettiyse o başa gelecekti.
rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem müslümanların yanınageldi. onu, miğferin altında ilk tanıyan kâb b. mâlik oldu.yüksek sesle: müslümanlar! müjdeler olsun! İşte rasûlullah!diye bağırdı. peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ona: “sus” diyeişaret etti. müslümanlar etrafında toplandılar. aralarında ebûbekir, ömer, ali, el-hâris b. es-sımme’nin vs. bulunduğu kimselerle birlikte ilk gece konakladıkları vadiye gittiler. dağa tırmandıklarındaubey b. halef atıyla rasûlullah sallallâhu aleyhive sellem’e yetişti. maksadı onu öldürmekti. rasûlullah sallallâhualeyhi ve sellem ona bir mızrak attı. mızrak köprücük kemiğineisabet etti. yenilmiş bir halde geri döndü. mekke’ye dönerkenyolda öldü.
peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yüzündeki kanı yıkayıptemizledi. yaralarından dolayı oturarak namaz kıldı. hanzalaöldürüldü. eşiyle cinsel ilişki yaptığı için cünüptü. savaş içinyapılan çağrıyı duyunca, gusletmeden hemen savaşa katılmıştı.onu melekler yıkadı. müslümanlar müşriklerin sancaktarlarınıöldürdüler. nuseybe bnt. kâb el-mâziniyye adlıummu umâra çok iyi çarpıştı. amr b. kami’e bir kılıç darbesiyleonu ağır bir şekilde yaraladı.
müslümanlardan öldürülenlerin sayısı yetmiş küsur kişiydi.müşriklerden ise yirmi üç kişi öldürüldü. kureyşliler,müslüman ölülerinin çirkin bir şekilde organlarını parçaladılar.rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in amcası hamza da,öldürülen müslümanlar arasındaydı.(178)
ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
(178) bkz.: zâdu’l-me’âd, iii/192 ve devamı; lubâbu’l-hıyâr fi sîreti’l-muhtâr,s