Yirmi Sekizinci Oturum


yirmi dokuzuncu oturum
uhud savaşından çıkarılan dersler
İbnu’l-kayyim rahimehullah zâdu’l-me’âd adlı kitabında,uhud savaşından çıkarılan birçok güzel hikmet ve sonuçtanbahsetmiştir:
-1
İtaat etmemenin, gevşeklik göstermenin ve çekişmeiçine girmenin sonucunun kötü olduğunu ve başlarına geleninde sırf bu yüzden olduğunu bildirmesi. nitekim yüceallah şöyle buyurmuştur: “allah, izniyle, onları (müşrikleri)kırıp geçirdiğimiz sırada size olan vaadini gerçekleştirdi.nihâyet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra zaafgösterdiniz. (peygamber’in verdiği) emir konusunda tartıştınızve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler devardı, âhireti isteyenler de. sonra sizi denemek için onlardanyüzünüzü çevirdi (kaçıp hezimete uğradınız. buna rağmensizi bağışladı…”(179)
-2
allah’ın peygamberleri ve onlara tâbi olan ümmetlerihakkındaki hikmet ve sünnetinin bir defa lehlerine, bir defada aleyhlerine cereyan etmesidir. ama nihâî sonuç lehlerineolur. çünkü devamlı onlar gelip gelseler, içlerine samimiiman edenler de başkaları da girerler; doğru ve samimî olanöbürlerinden ayırt edilemezdi.
-3
doğru ve samimî mü’minin yalancı münafıktan ayırtedilmesi. çünkü bedir savaşında, allah müslümanları düşmanlarınagalip getirip şöhretleri etrafa yayılınca, aslındaİslâm’a girmeyen kimseler, görünüşte onlarla birlikte İslâm’agirdiler. allah’ın hikmeti, kullarına, mü’minlerle münafıklarıbirbirinden ayırt edecek bir sıkıntıyı sebep kılmayı gerektirdi.münafıklar bu savaşta (uhud’da) başlarını gösterdiler, içlerindegizlediklerini konuştular, mü’minler de böylece kendiyurtlarında bazı düşmanlarının olduğunu öğrenip onlarakarşı önlem aldılar ve ihtiyatlı olmaya çalıştılar.
-4
allah’ın dost ve taraftarlarının iyi günde ve kötü günde,sevdiklerinde ve sevmediklerinde, düşmana galip geldiklerindeve düşman kendilerine galip geldiğinde, kulluğun nasılolacağını öğrenmeleri. sevdikleri ve sevmedikleri hususlardaitaat edip, kulluğun gereğini yerine getirirlerse, allah’ıngerçek kulu olurlar.
-5
allah devamlı onlara yardım etse, onları her yerdedüşmanlarına galip getirse, onlara düşmanı yenme imkânını,kâfirlere de devamlı yenilmeyi takdir etse azgınlaşır, gururlanıpkibirlenirlerdi. kulları ancak bolluk ve darlık, sıkıntı verahatlık bir arada olunca yola getirir.
-6
allah onları yenilgi, kırılma ve hezimetle imtihanedince, boyunlarını eğip durumu kabullendiler. allah’ın verdiğiüstünlük ve yardımı hak ettiler.
-7
yüce allah mü’min kullarına ikram yurdu olan cennetteöyle mevki ve dereceler hazırlamıştır ki kullar onlaraamelleri ile ulaşamazlar. oraya ancak bela ve sıkıntılara sabretmekle ulaşılır. allah da kullarını oralara ulaştıracak bela veimtihan sebeplerini vermiştir.
-8
nefisler devamlı iyi durumda olmaktan, muzaffer vezengin olmaktan dolayı, azgınlaşırlar ve geçici olan dünyayameylederler. bu, nefisleri allah’a ve âhiret yurduna giderkenciddiyetten alıkoyan bir hastalıktır. yüce rab o nefislerin iyiliğiniisteyince, o hastalığın ilacı olarak bela ve imtihanı verir. obela ve imtihan, hastaya acı ilacı içiren ve hastalığı gidermekiçin ağrı yapan damarları kesen doktor gibi olur.
-9
allah katında şehitlik, onun dostlarına verdiği en büyükderecelerdendir. Şehitler, onun has ve yakın kullarıdır.sıddîklik derecesinden sonra, şehitlikten başka derece yoktur.bu dereceye ulaşmanın yolu da ancak düşmanı musallatederek ona götüren sebeplerin takdiriyle olur.
-10
yüce allah düşmanlarını helak edip yok etmeyi isteyince,onlara helak olup yok olmalarını gerektiren sebeplerihazırlar. kâfirlikten sonra azmaları, allah’ın dostlarına aşırıderecede eziyet etmeleri, onlarla savaşarak başlarına belakesilmeleri, bu sebeplerin en büyüklerindendir. böylece,allah’ın dostları günah ve kusurlarından arınırlar, düşmanlarınında, yok olma ve helak olma sebepleri artar.(180)
ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
(179) al-i İmran, 152.
(180) zâdu’l-me>âd, iii/218–222. kısaltılarak.