KIYAM



Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah Teâlâ'nın:

Gönülden boyun eğerek Allah'ın huzurunda (kıyam edin) durun.”[1]

emrine uyarak farz ve nafile namazlarında kıyam ederlerdi (ayakta dikilirlerdi).

Seferde olduğu zamanlarda ise nafileleri bineğinin üzerinde kılardı.

Şiddetli korku esnasında ise, daha önce de geçtiği gibi ümmetine, ayakta yahut binek üstünde namaz kılmayı meşru kılmıştı.

Bunun esası da Allah Teâlâ'nın şu buyruğudur:

Namazlara ve orta namaza[2] devam edin. Gönülden boyun eğerek Allah'ın huzurunda durun. Eğer korku içinde bulunursanız, yaya olarak yahut binekli iken namazınızı kılın. Emniyet içinde olduğunuzda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.”[3]

“Vefatına neden olan hastalığında ise namazını oturarak kıldı.”[4]

Bundan önce de hastalandığında namazını böyle kılmıştı. “Arkasında insanlar ayakta durmuştu. Ancak oturmalarını işaret etmiş, onlar da oturmuşlardı (oturarak namaz kılmışlardı). Namazı bitirince şöyle dedi:

“Siz biraz önce neredeyse Rumların ve Farisî'lerin yaptığını yapacaktınız. Kralları otururken onlar önlerinde ayakta dururlar. Siz bunu yapmayın. İmam kendisine uyulsun diye (imam) olmuştur. Rükûya vardığında siz de rükû edin. Kalktığında siz de kalkın. Eğer oturarak kılarsa, siz de onunla birlikte oturarak kılın.”[5]

Hasta Olan Kimsenin Namazı Oturarak Kılması

İmran b. Husayn -Allah ondan râzı olsun- diyor ki:

“Bende bâsur hastalığı vardı. Bunu Rasûlullah'a sordum, buyurdu ki:

“Ayakta namaz kıl. Eğer yapamıyorsan, oturarak; onu da yapamazsan, yan yatarak (namazını kıl).”

Yine demiştir ki:

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kişinin oturarak namaz kılması meselesini sordum. “

Buyurdu ki:

“Ayakta namaz kılan daha faziletli (olanı yapmış)tır. Oturarak kılana ayakta kılan kimsenin yarı ecri vardır. Kim de yatarak (bir rivâyette de: uzanarak) namazı kılarsa ona da oturarak namaz kılan kimsenin yarı ecri vardır.”[6]

Bundan kasıt hasta olan kişidir.

Çünkü Enes -Allah ondan râzı olsun- demiştir ki:

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bazı insanların yanına uğradı. Hastalıklarından dolayı oturarak namaz kılıyorlardı. Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Oturanın namazı (ecir bakımından) ayakta kılanın namazının yarısı kadardır.”[7]

Ayrıca bir hastayı ziyaret etti. Onun bir yastık üzerinde namaz kıldığını gördü. Bunun üzerine yastığı alıp attı. Sonra (adam) bir değnek edinip (ona dayanarak) namaz kılmaya başladı. Onu da alıp attı ve şöyle buyurdu:

“Eğer yapabilirsen yerde (oturarak) kıl. Yapamazsan ima ile kıl, secde de rükûdan biraz daha fazla eğil”[8]



[1] Bakara 238

[2] Cumhur'u ulemanın sahih kabul ettiği görüşe göre bu ikindi namazıdır. Ebu Hanife ve İmameyn de bu görüştedir. Bu hususta birçok hadis varid olmuştur. İbni Kesir Tefsir'inde bu hadisleri vermiştir.

[3] Bakara 238, 239

[4] Tirmizi, sahihtir demiştir. Ahmed

[5] Buhari, Müslim. Ayrıca "İrva'ul-Ğalil" 394'te tahric edilmiştir.

[6] Buhari, Ebu Davud, Ahmed. Hattabi diyor ki: İmran'ın hadisinde kastedilen, zorlayarak meşakkatle ayak durmaya gücü yeten ve farz (namaz) kılan hastadır. Oturanın ecrinin ayakta duranın yarı ecri kadar olduğunu belirtmesinin sebebi oturması caiz olsa da onu ayakta durmaya teşvik etmektir. Hafız İbn Hacer, Fethu'l-Bari (2/468) de diyor ki: "Bu yerinde bir yorumdur."

[7] Ahmed, İbni Mace sahih bir senedle rivayet etmişlerdir.

[8] Taberani, Bezzar ve İbn'us-Semmak hadisinde (2/67) (rivayet etmiştir). Beyhaki de rivayet etmiştir. Senedi de sahihtir. es-Sahiha'da nitekim bunu beyan ettim (323)

Previous article Next article